Bu haber kez okundu.

Günde 2 fincan Türk kahvesi tüketirseniz ne olur?

İSTANBUL / MÜBERRA SARI (EKL) - Kahve ağacının tüm insanlığa armağanı olan kahve çekirdekleri, neden her devirde bu kadar revaçta diye merak ettim, araştırdım. Kahvenin bu kadar çok faydası olduğunu öğrenince paylaşmak için bu yazıyı kaleme aldım .Kahve, şeker ve kakule karışımı olan Türk kahvesi, normal bir kahveye benzer bir şeyden daha hoş bir ikramdır. Türk kahvesinin bir takım sağlık faydaları mevcut iken, kahvenin faydaları söz konusu olduğunda yapılan araştırmaları yazmakla bitiremeyiz. Siz kahve tiryakileri için derlediğim bazı ararştırma notları;

1. Kahvedeki kafein, az bulunan doğal yağ yakıcılardan biri. Bugüne kadar yapılan araştırmalar göstermiş ki kafein, metobolik hızı %3 ila %11 arası bir miktarda arttırarak yağ yakımını hızlandırıyor. Kahvenin içerdiği yüksek oranda antioksidanla vücudu temizlemede oldukça önemli olduğu biliniyor. Yağ yakması dışında antioksidan etkisi ile de diyetlerin baş tacıdır.Tabii siz, kahvenin yanında tatlı yemeyi seviyor ya da bol kremalı kahvelerden hoşlanıyorsanız böyle bir etkiyi görmeniz zor olabilir.

2. Kahve, içerdiği kafein sayesinde vücutta doğal olarak üretilen bir kimyasal olan dopaminin seviyesini yükseltir. Duygu ve hareketlerimiz için büyük bir anlamı olan dopamin arttığında ise kendimizi daha enerjik hissederiz ve beynimiz daha verimli çalışır.

3. Bir finca kahvenin, ortalama olarak günlük B2 vitamini ihtiyacının %11'ini, B5 vitamini ihtiyacının %6'sını, manganez ve potasyum ihtiyacının %3'ünü, magnezyum ihtiyacının ise %2’sini karşıladığı söyleniyor.

4. İçeceğiniz kahvenin filtre kahve, espresso hatta Türk kahvesi olması da durumu değiştirmiyor. Dikkat etmeniz gerekenler: içeceğinizin gerçek kahve çekirdeklerinden olması, yapılma usulüne uygun yapılmış olması ve katkı maddesi bulunmaması.

5. Dünyada 300 milyondan fazla insanın muzdarip olduğu tip 2 diyabet, yapılan araştırmalara göre kahve içen insanlarda %23 ila %50 arasında daha az görülüyor. Bunu da tabii en başta kafein olmak üzere kahvenin içindeki besin maddelerine borçluyuz.

6. Ne yazık ki bilinen bir tedavisi olmayan Alzheimer hastalığına yakalanmamak için sağlıklı beslenme ve egzersizler yapma gibi birtakım önlemler alabilirsiniz. Ama biz şimdi kahvenin olumlu etkisinden bahsedeceğiz. Araştırmalar gösteriyor ki düzenli kahve tüketenler tüketmeyenlere göre %65 oranında daha az bu hastalığa yakalanıyor. Sebepse elbette kafeinin gücü.

7. Alzheimer hastalığından sonra en yaygın olarak görülen ve yine tedavisi henüz bulunamayan Parkinson hastalığı, beyinde dopamin üreten nöronların ölmesiyle ortaya çıkıyor. Bu hastalığa yakalanma riskini azaltmak için de yine kahvedeki kafeinden destek alıyoruz.

8. Çalışmaları incelediğimizde görüyoruz ki kahve içenlerin bu hastalığa yakalanma oranı içmeyenlere göre %32 ila %60 oranları arasında azalıyor. Kafeinsiz kahve içenler incelendiğindeyse riskin azalması gibi bir durum söz konusu olmuyor. Bize de tek bir şey demek düşüyor: Teşekkürler kafein, iyi ki varsın!

9. Depresyon gitgide yaygınlaşan bir hastalık halini almaya başladı. Bu da insanda devamlı bir mursuzluk hali yaratıyor. Bundan kurtulmak için kendinizi kahveye verebilirsiniz. Çünkü 2011’de Harvard tarafından yayımlanan bir araştırmada, günde 4 ya da daha fazla bardak kahve tüketen kadınların %20 daha az depresyona yakalandığı saptanmış.

10. Kanser de depresyon gibi dünyanın en büyük ve yaygın sağlık sorunlarından ne yazık ki. Bu konuda da hız kesmeden araştırmalara devam eden bilim adamlarından öğrendiklerimize göre, günde 4-5 bardak kahve içen insanların kalın bağırsak kanserine yakalanma riski %15 daha az. Karaciğer kanseri içinse riske yakalanma oranının %40'a kadar düştüğü söyleniyor.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol